İngiltere’nin başkentinde futbolun kalbi bir kez daha Kuzey Londra’da atacak. 1 Mart 2026 akşamı, Premier League’in 28. haftası son yılların en çekişmeli mücadelelerinden birine sahne olmaya hazırlanıyor. Mikel Arteta yönetimindeki ev sahibi ekip, şampiyonluk yolundaki en büyük engellerden birini aşmak için sahaya çıkarken, konuk ekip ise yeni teknik direktörüyle yakaladığı ivmeyi sürdürmek istiyor. Bu dev randevu, sadece üç puanın değil, aynı zamanda şehrin hakimiyetinin de belirleneceği bir taktik savaşına dönüşecek.
Mikel Arteta, bu sezon takımıyla birlikte adeta bir savunma sanatı icra ediyor. Premier League’in zirvesinde yer alan ekip, geride kalan haftalarda kalesinde gördüğü sadece 17 golle ligin en güvenilir defans organizasyonuna sahip olduğunu kanıtladı. William Saliba ve Gabriel ikilisinin kurduğu aşılmaz duvar, rakipler için kabusa dönüşmüş durumda. Bu savunma başarısı, sadece bireysel performanslarla değil, Arteta’nın yerleştirdiği kolektif pres anlayışıyla da doğrudan bağlantılı.
Orta sahada Declan Rice’ın liderliği ve Martin Zubimendi’nin oyun kurucu zekası, takımın hem savunma hem de hücum dengesini kusursuz kılıyor. Özellikle yaz transfer döneminde kadroya dahil edilen isimlerin uyumu, ev sahibini sadece ligde değil, Avrupa arenasında da korkulan bir takım haline getirdi. Şampiyonlar Ligi’nde grup aşamasını lider tamamlayan ve Carabao Cup’ta finale yükselen kadro, 1 Mart akşamı Emirates Stadium’un büyülü atmosferinde taraftarlarının desteğiyle mutlak galibiyet hedefliyor.
Sezonun ortasında Enzo Maresca ile yollarını ayıran ve dümene Liam Rosenior’ı getiren konuk ekip, kısa sürede inanılmaz bir dönüşüm geçirdi. Rosenior, Strasbourg’daki başarılı günlerini Stamford Bridge’e taşıyarak takıma yeni bir kimlik kazandırdı. Göreve geldiği günden bu yana Premier League’de çıktığı ilk dört maçı da kazanmayı başaran 41 yaşındaki teknik adam, kulüp tarihinde benzeri görülmemiş bir başlangıç yaptı.
Bu başarıda şüphesiz takımın hücum hattındaki isimlerin rolü büyük. João Pedro’nun gol yollarındaki etkinliği ve Cole Palmer’ın yaratıcılığı, Rosenior’ın oyun planının merkezinde yer alıyor. Ancak konuk ekibin asıl gücü, orta sahadaki dinamizminden geliyor. Moisés Caicedo’nun ligin en yüksek reytingli oyuncularından biri olması, takımın geçiş oyunlarındaki başarısını perçinliyor. Yine de 27 gol yiyen savunma hattının, ligin en az gol yiyen takımı karşısında nasıl bir sınav vereceği merak konusu.
Her iki takımın da oyun felsefesi topa sahip olma üzerine kurulu olsa da, uygulama noktalarında ciddi farklılıklar göze çarpıyor. Arteta’nın ekibi daha kontrollü ve set oyununu tercih ederken, Rosenior’ın öğrencileri daha dikine ve hızlı hücumlarla sonuç almayı hedefliyor. İşte bu dev maç öncesi öne çıkan bazı önemli veriler:
Ev sahibi ekipte özellikle Viktor Gyökeres’in forvet hattındaki fiziksel üstünlüğü, rakip stoperleri oldukça zorlayacaktır. Diğer tarafta ise Pedro Neto’nun kanatlardaki hızı, kontra ataklarda belirleyici bir rol üstlenebilir. Taktiksel açıdan Arteta’nın yüksek presi ile Rosenior’ın ayağa pas oyununun çarpışması, futbolseverlere unutulmaz bir akşam vaat ediyor.
Londra derbisinde galibiyete ulaşacak taraf, sadece moral kazanmakla kalmayacak, aynı zamanda ligin geri kalanı için de çok güçlü bir mesaj verecek. Bahis dünyasının da yakından takip ettiği bu mücadelede, ev sahibi ekibin saha ve seyirci avantajı bir adım önde görünmesine neden oluyor. Ancak Rosenior yönetimindeki konuk ekibin son haftalardaki direnci ve geri dönüş yeteneği, maçın her anında skorun değişebileceğinin bir göstergesi.
Maçın gidişatını etkileyecek bir diğer faktör ise yedek kulübelerinin derinliği olacak. Arteta’nın elindeki Trossard ve Eze gibi hamle oyuncuları, maçın kilitlendiği anlarda düğümü çözebilir. Konuk ekipte ise Reece James’in kanat bek performansıyla hücuma vereceği destek, stratejik açıdan hayati önem taşıyor. 1 Mart akşamı Emirates’te sadece bir futbol maçı değil, aynı zamanda teknik direktörlerin satranç hamlelerini andıran bir zeka mücadelesi izleyeceğiz.
“Bu maç, sadece üç puandan çok daha fazlasını ifade ediyor; bu, sezonun karakterini belirleyecek bir sınav.”
Mücadele, 1 Mart 2026 Pazar günü Türkiye saati ile 19:30’da Londra’daki ikonik Emirates Stadium’da başlayacaktır.
Ev sahibi ekip 53 puanla ligin zirvesinde yer alırken, konuk ekip yeni teknik direktörüyle yakaladığı çıkış sonrası 40 puanla beşinci sıraya kadar yükselmiş durumda.
Mikel Arteta, takımıyla birlikte Premier League liderliğinin yanı sıra Şampiyonlar Ligi’nde grup liderliği ve Carabao Cup’ta finale yükselme başarısı göstererek üç kulvarda da iddialı bir konumda bulunuyor.
Chelsea’nin başında, Ocak ayında göreve getirilen ve takımın form grafiğini hızla yukarı çeken 41 yaşındaki İngiliz teknik adam Liam Rosenior bulunmaktadır.
Ev sahibi ekipte Bukayo Saka ve Declan Rice’ın performansı hayati önem taşırken; konuk ekipte João Pedro ve Moisés Caicedo maçın kaderini belirleyebilecek isimler arasında yer alıyor.
İtalya Serie A’nın 2025-2026 takviminde futbolseverlerin merakla beklediği en büyük randevu olan Derby d'Italia, bu…
Galatasaray Spor Kulübü, Türk sporunun lokomotifi olma misyonunu kadın branşlarında attığı dev bir adımlarla taçlandırmaya…
Fenerbahçe camiasının büyük bir merakla beklediği forma numarası değişikliği konusunda Türkiye Futbol Federasyonu’ndan olumsuz yanıt…
Galatasaray’da dış transfer hareketliliği yerini kulüp içindeki dengeleri korumaya yönelik stratejik adımlara bıraktı. Ara transfer…
23. Hafta İçin Beklentiler La Liga'nın 23. haftasında, Real Madrid 8 Şubat Pazar günü TSİ…
Tarih: 16 Şubat 2026 (Pazartesi) Saat: 23:00 (TSİ) Stadyum: Estadi Montilivi, Girona Turnuva: LaLiga 2025/26…